- Amerika
- 02.02.2026 13:03
.
New Jersey’de yaşayan doğa fotoğrafçısı Erhan Barış Şimşek, Amerikan kartalı karesiyle aldığı ödülün ardından bu kez kar baykuşunu görüntüleyerek doğa tutkusunu bir kez daha ortaya koydu. Şimşek, “Doğayı sevin, sonunda kazanan siz olursunuz” dedi
Doğa fotoğrafçılığı, çoğu zaman tek bir kareye sığan uzun bir yolculuk… Bazen iki gün süren bir bekleyiş, bazen eksi derecelerde kilometrelerce yürüyüş. New Jersey’de yaşayan Seferihisarlı doğa fotoğrafçısı Erhan Barış Şimşek, tam da bu sabrı ve sevgiyi anlatan bir hikayenin sahibi. Pandemi döneminde başlayan “vahşi doğa fotoğrafçılığı” serüveni, bugün ödüllerle ve nadir anlarla taçlanıyor. TÜRKSES Gazetesi olarak Şimşek’le hem bu yolculuğu hem de doğayı rahatsız etmeden fotoğraf çekmenin inceliklerini konuştuk.
-Erhan Bey, okurlarımız için kendinizi kısaca tanıtır mısınız?
1974 Şanlıurfa doğumluyum. İlkokulu Evreşe’de (Çanakkale), ortaokul ve lise eğitimimi Seferihisar’da (İzmir) bitirdikten sonra 1992’de üniversite eğitimim için New York’a (ABD) geldim. Üniversite eğitimimden sonra iş hayatıma ABD’nin New Jersey eyaletinde başladım. New Jersey eyaletinin tam kalbinde, okyanusa yakın, doğayla iç içe küçük bir semtte yaşıyorum.
-Günlük hayatınızda ne işle uğraşıyorsunuz? Fotoğraf bu hayatın neresinde?
Kendi işimle meşgul olduğum için (emlak yatırımcılığı) kendime, aileme ve doğaya zaman ayırma şansım çok. Hafta sonları hariç, hafta içi havanın da güzel olduğu zamanlar vahşi doğaya fotoğrafa çıkarım.

- Doğa fotoğrafçılığına ilk ne zaman ve nasıl başladınız?
Vahşi doğa fotoğrafçılığı hep yapmak istediğim bir hobiydi. Bir türlü zaman ayıramamıştım. Pandemi kapanması bu hobiye başlamama vesile oldu. İlk fotoğrafladıklarım aç bir tilkinin bana bakışlarıydı; o anı çok iyi yakalamıştım. Ertesi gün yavrusunu emziren bir geyik… Sonrasında avını yakalamış atmacalar, şahinler, kartallar, akbabalar… “Tamam” dedim, bu benim yolum; durmak yok, vahşi doğanın bu güzelliklerini yakalamak var.
-Seferihisar’ın doğası ve çocukluk yılları bu bakışı nasıl şekillendirdi?
Seferihisar’da lise yıllarımda çocukluk arkadaşım Çağan Irmak (sinema yönetmeni) ile sık sık doğa yürüyüşleri yapar, sanatla ilgili hayaller kurardık. Çağan’ın tek bir hayali yönetmen olmaktı, ben ise iyi bir piyanist olmak istiyordum. İkimiz de hayalimizi gerçekleştirdik; o bir yönetmen, ben de kendi çapımda iyi bir piyanistim. Sanırım sanatla uğraşmam fotoğrafçılığın en büyük temeli oldu benim için… Bakış açısı…

- “Profesyonel değilim, amatör bir doğa severim” diyorsunuz. Bu tanım size ne katıyor?
Çektiğim fotoğrafları satın almak isteyen birçok kişi var ya da stüdyo fotoğrafçılığı yapmamı isteyen. Ama ben bu tekliflerin hiçbirine sıcak bakmıyorum; para için yapmamayı tercih ediyorum. Bu da beni daha özgür ve daha mutlu ediyor.
- “Altın madalya” konusu çok merak ediliyor. Bu ödülün süreci nasıl gelişti?
Sosyal medyada gördüğüm vahşi doğa temalı bir yarışma ilanıydı. Amerika Birleşik Devletleri Kongresi’nin sponsorluğunda olduğu, birinciye altın madalya ve para ödülü takdim edileceği yazıyordu. Hiç ama hiç sıcak bakmadım bu yarışmaya katılmaya. Bu kadar profesyonel fotoğrafçı varken New Jersey eyaletinde benim katılmam pek doğru değildi diye düşündüm. Ta ki yarışmaya katılma süresinin bitmesine 1 saat kala eşimin ısrarı üzerine katılmaya karar verdim. Çektiğim, nesli tükenmekte olan Amerikan Kartalı ile… Bu kartal fotoğrafını görüntülemem hiç de kolay olmadı. Çok zordu ama sonunda başarmıştım onu görüntülemeyi. O kareyi yakalamam iki dolu günümü aldı.

7) Yarışmanın şartları neydi, ödül nasıl duyuruldu?
Wildlife Photo Contest… Yani vahşi doğa temalı yarışma. Fotoğrafın New Jersey eyaleti içinde çekilmiş olması şartı vardı ve fotoğrafla edit yapılmaması gerekiyordu. Yani yarışmacılardan ham bir fotoğraf isteniyordu. Yarışmaya katıldıktan 6 ay sonra Washington’dan, Amerika Birleşik Devletleri Kongresi’nden tebrik mektubu aldım; Kongre Üyesi Tom Kean Jr. tarafından imzalıydı. Amerikan kartalı fotoğrafımın yarışmada birinci olduğu; altın madalya ve para ödülümün yerel belediye başkanımız tarafından bana tören ile takdim edileceği yazıyordu. Gerçekten çok mutlu olmuştum o an. Bir hafta sonra belediye başkanımız Angel Albanese beni aradı, tebrik etti. Ödül töreniyle ilgili günü kararlaştırdık ve sonrasında ödülümü tören salonunda bana takdim etti.
- Bu takdir size ne hissettirdi?
Amerika Birleşik Devletleri Kongresi’nden aldığım bu ödül beni gerçekten gururlandırdı. Çevremden, özellikle sosyal medya hesabım @justclick4nature’dan binlerce tebrik mesajı aldım ve hâlâ da alıyorum; ne mutlu…
- Kar baykuşu karesi… En zor an neydi?
Kar baykuşunu görüntülemem benim için en zoruydu. Antarktika’dan göçünü beklemek, o göç esnasında birkaç hafta konaklayacağı yerin hesabını yapmak ve o noktaya gitmek en zoruydu. 1. gün arazi aracımla 321 km yol kat ettikten sonra -10 derecede, sahile paralel kumda 32 km yürüdüm; hafif kamuflajlıydım ama maalesef görüntüleyemedim. 2. gün denememde, tahmin ettiğim ve hesabını yaptığım noktada kar baykuşunu görüntülemeyi başardım. Bir köprüyle anakaraya bağlı yarımadanın en uç noktasındaydı, yerdeydi. Çok yorgun ve bitkin olmama rağmen çok ama çok mutluydum o an. Çocuklar gibi.
- Doğayı rahatsız etmeden çekmek için hangi ilkelere dikkat ediyorsunuz?
Yaban hayatı fotoğraflarımı genellikle kamuflajlı olarak çekiyorum. Hayvana fazla yaklaşıp ürkütmemek lazım; onun için kamuflaj kaplı 600mm lens kullanıyorum. Ne kadar iyi kamufle olursam hem benim için hem de hayvan için daha iyi oluyor. Ve tabii ki diğer profesyonel birçok fotoğrafçının yaptığı gibi hayvanı yemleyip çekim yapmak… Asla yapmayacağım bir teknik, asla.

- Kullanılan ekipmanlar neler?
Kanatlı hayvan çekimlerini Nikon D500 makine ve Sigma 600mm lens ile; kanatsız hayvan çekimlerini Nikon D850 makine ile Nikkor 500mm lens kullanıyorum.
- New Jersey doğa fotoğrafçılığı açısından ne sunuyor?
New Jersey, eyalet olarak muhteşem bir yer; 4 mevsimi dolu dolu yaşıyorsunuz. Kışı ayrı, sonbaharı ayrı güzel… Böyle olunca da göçmen kuşların cenneti. Bu eyalette yaşadığım için kendimi biraz şanslı hissediyorum. Kuş türleri, özellikle yırtıcı kuşların türü çok fazla.
- Doğa tutkusunun size kattığı en büyük şey nedir?
Doğanın insanı iyileştirdiğine inanıyorum; benim kanseri yenmemdeki etkisi gibi… Doğayla iç içe olmak, o güzelliği görüntülemek, sevdiklerimle ve takipçilerimle paylaşmak bana büyük bir keyif veriyor. Doğayla ilgili ne yaparsanız—ister resim, ister fotoğraf—sonunda hep mutlu olan ve kazanan siz olursunuz… Doğayı sevin.

Belirtilen kategoriye ait hiç video bulunamadı.