. Türkevi’nde madde bağımlılığı paneli

Türkevi’nde madde bağımlılığı paneli

Turkish American Medical Association tarafından Türkevi’nde başlatılan “Sağlık Sohbetleri Serisi”nin ilk etkinliğinde, alkol ve madde bağımlılığı konusu kapsamlı biçimde ele alındı

  • Oluşturulma Tarihi : 17.02.2026 10:24
  • Güncelleme Tarihi : 17.02.2026 10:24
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Türkevi’nde madde bağımlılığı paneli haberinin görseli

Turkish American Medical Association (TAMA) tarafından Türkevi’nde başlatılan “Sağlık Sohbetleri Serisi”nin ilk etkinliğinde, ergenlikten yetişkinliğe alkol ve madde bağımlılığı konusu kapsamlı biçimde ele alındı. Sağlık profesyonelleri ile New York Polis Teşkilatı temsilcisinin katıldığı programda, bağımlılığın yalnızca bireysel değil, aynı zamanda aileyi ve toplumu doğrudan etkileyen çok boyutlu bir sorun olduğu vurgulandı. Program, TAMA Başkanı Dr. Eralp Bellibaş’ın açılış konuşmasıyla başladı. Dr. Bellibaş, toplum sağlığını ilgilendiren konularda bilinçlendirme çalışmalarının önemine dikkat çekerek, bu tür bilgilendirme toplantılarının devam edeceğini ifade etti. Ardından söz alan Psikiyatrist Dr. Aykut Özden, özellikle ergenlik döneminde madde kullanımının neden daha yüksek risk taşıdığını bilimsel veriler eşliğinde anlattı. Sunumda, gençlerin beyin gelişiminin devam ediyor olması nedeniyle karar verme ve risk değerlendirme mekanizmalarının tam olarak olgunlaşmadığı belirtildi. Arkadaş baskısı, merak ve deneme isteği, ruh sağlığı sorunları ve sosyal medya etkisinin risk faktörleri arasında yer aldığı vurgulandı. Konferansta esrar (cannabis) kullanımındaki artışa özel bir başlık açıldı. THC oranlarının geçmiş yıllara göre yükseldiği belirtilirken, erken yaşta kullanımın bağımlılık riskini artırabileceği ve bilişsel fonksiyonlar üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceği ifade edildi. Uzmanlar, maddenin yasal statüsünün risk algısını düşürebileceğine ancak bunun zararsız olduğu anlamına gelmediğine dikkat çekti.

RİSK ALANLARI KONUŞULDU

Panelde ayrıca alkol ve nikotin kullanımının genç yaşta başlamasının ilerleyen dönemlerde daha güçlü maddelere yönelme riskini artırabileceği belirtildi. DXM içeren öksürük şurupları ve bazı soğuk algınlığı ilaçlarının kötüye kullanımı, “lean” olarak bilinen karışımlar ve solvent/buhar maddeleri gibi daha az konuşulan risk alanlarına da değinildi. Kokain, metamfetamin ve opioid türevi maddelerin yüksek bağımlılık potansiyeline sahip olduğu hatırlatıldı. Bağımlılık tedavisinde “biyo-psiko-sosyal” yaklaşımın önemine değinilerek, ilaç tedavisi, psikoterapi ve sosyal destek sistemlerinin birlikte yürütülmesi gerektiği ifade edildi.

TOPLUMU DERİNDEN ETKİLİYOR

Programda söz alan NYPD Dedektifi Uğur Bek, madde kullanımının suç oranları, okul güvenliği ve toplum düzeni üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Özellikle genç yaşta başlayan kullanımın ilerleyen dönemlerde hem bireysel hem de toplumsal sonuçlar doğurabileceğini belirten Bek, erken farkındalık ve aile içi iletişimin önemine vurgu yaptı. Soru-cevap bölümünde, bilgiye erişimin bu kadar kolay olduğu bir çağda gençler arasında madde kullanımının neden artmaya devam ettiği sorusu gündeme geldi. Uzmanlar, bilgi eksikliğinden ziyade yalnızlık, ruh sağlığı sorunları, aile yapısındaki değişimler ve sosyal medya etkisinin belirleyici faktörler arasında yer aldığını ifade etti. Konferans sonunda, ailelerin davranış değişiklikleri, okul başarısında düşüş, sosyal çekilme, gizlilik eğilimi ve ruh hali dalgalanmaları gibi erken uyarı işaretlerini dikkate almasının bağımlılıkla mücadelede kritik rol oynadığı vurgulandı.