. Türkses Gazetesi Yazarı Avukat Gökhan Yazıcı
Gökhan Yazıcı
İlkses Gazetesi Yazarımız

Avukat Gökhan Yazıcı

Yazarın Köşe Yazıları

Hukuk, Toplumun Sessiz Vicdanıdır

Değerli Türkses Okurları,

Hukuk, toplumun sessiz vicdanıdır. Her yeni yasa, aslında bir toplumun aynasıdır. Amerika Birleşik Devletleri, 2025 yılına sadece ekonomik ve siyasi reformlarla değil, hukukun yeniden yorumlandığı bir dönemle girdi.

Bu dönemin en dikkat çekici yönü, bireysel hakların teknolojiyle, göçle ve güvenlik kaygılarıyla yeniden tanımlanmasıdır. Biz Türkler içinse mesele, sadece “Amerika’da çıkan kanunlar” değildir. Asıl mesele bu kanunların bizim toplum bilincimize nasıl yansıdığıdır.

Bugün sosyal medya paylaşımları, bir yandan iletişimi kolaylaştırırken diğer yandan insan onurunu tehdit edebiliyor.

Mayıs 2025’te yürürlüğe giren Take It Down Act, bu konuda tarihi bir adım attı. Artık kimsenin rızası olmadan özel görüntülerinin veya yapay zeka ile üretilmiş sahte görsellerinin paylaşılması yalnızca etik bir sorun değil, ağır bir federal suç haline geldi. Bu yasa, kişisel sınırların korunması kadar, toplumun saygı kültürünü de ilgilendiriyor.

Köşe Yazısının Devamını Okuyun.


ABD İş Kültürünü Anlamak-E-2 Vize Yatırımcıları İçin Rehber

Değerli Türkses Okurları,

E-2 Yatırımcı Vizesi ile ABD pazarına adım atan uluslararası girişimciler için, bu süreç yalnızca bir iş yatırımı değil, aynı zamanda bir kültürel uyum sürecidir. Amerikan iş kültürünü doğru anlamak, işinizi başarıyla yönetmek ve büyütmek için kritik önem taşır.

ABD iş kültüründe doğrudanlık ve şeffaflık öne çıkar. Profesyoneller açık ve net konuşur, belirsizlikten kaçınır. Yazışmalardan müzakerelere kadar bu yaklaşım güven yaratır. Aynı şekilde, zaman yönetimi hayati önem taşır. Toplantılara geç kalmak saygısızlık olarak algılanır; dakiklik profesyonelliğin göstergesidir.

ABD’de bazı sektörlerde hiyerarşik düzen görülse de, özellikle teknoloji ve girişimcilik dünyasında daha yatay yapılar tercih edebiliyor. Bu model, çalışanların fikirlerini özgürce ifade etmesine olanak tanır. Ayrıca, networking iş dünyasının vazgeçilmezidir. Etkinliklere katılmak, bağlantılar kurmak ve piyasayı tanımak girişimciler için büyük avantaj sağlar.

Amerikan iş kültürü, bireysel başarı ve inisiyatif üzerine kuruludur. Çalışanlar ve liderler kendilerini öne çıkarmaya teşvik edilir. Bunun yanında, yasal ve etik standartlara uyum son derece önemlidir. İş yaparken mevzuata uymak ve etik değerleri gözetmek şirketinizin itibarını güçlendirir.

ABD’de müşteri memnuniyeti iş başarısının merkezindedir. Tüketici haklarına saygı, hızlı geri dönüşler ve taahhütlere bağlılık müşteri sadakatini artırır. İş hayatında karar alma süreçleri ise genellikle hızlıdır; ancak bu hız, güvene dayalı ilişkilerin önemini azaltmaz.

Son yıllarda Amerikan iş dünyasında


E-2 Yatırımcı Vizesi: Türk Vatandaşları İçin Amerika’da İş Kurma İmkanı

Değerli Türkses Okurları,

Amerika Birleşik Devletleri, dünyanın en büyük ekonomisi olmasının yanı sıra girişimciler için de sayısız fırsat sunmaktadır. Türk vatandaşları, Türkiye’nin ABD ile sahip olduğu ticaret anlaşması sayesinde, E-2 Yatırımcı Vizesi başvurusu yaparak bu fırsatlardan yararlanabilir. Bu vize, yatırımcıların Amerika’da iş kurmasına ve yönetmesine imkân tanıyan özel bir göçmen olmayan vize türüdür.

E-2 vizesi belirli bir yatırım miktarı şartı koymaz. Ancak yapılan yatırımın ciddi, kayda değer ve işletmeyi ayakta tutacak düzeyde olması gerekir. Yatırımın gerçekten risk altında olması, yani başarısızlık halinde kaybedilebilecek nitelikte olması önemlidir. Ayrıca kurulacak işletmenin yalnızca yatırımcı ve ailesine geçim sağlayan küçük çaplı bir iş olmaması; daha geniş gelir yaratma ve Amerikan vatandaşlarına istihdam sağlama potansiyeli bulunması gerekir.

Başvuru sahiplerinin yatırımı bizzat geliştirmesi ve işletmeyi yönetmesi beklenir. Bu yönüyle E-2 vizesi, pasif yatırımlardan farklı olarak, girişimcilerin doğrudan işin içinde olmasını zorunlu kılar. Yatırım sıfırdan kurulacak yeni bir girişim olabileceği gibi, bir franchise modeli veya mevcut bir işletmenin en az %50’sinin devralınması şeklinde de yapılabilir. Burada önemli olan, yatırımcının işletme üzerinde kontrol sahibi olması ve karar mekanizmasını yönlendirebilmesidir.

E-2 vizesinin en önemli avantajlarından biri, işin sürdüğü sürece süresiz olarak uzatılabilmesidir. Vize her iki yılda bir yenilenir ve iş faaliyetine devam ettiği sürece yatırımcı ve ailesi Amerika’da


ABD’de Şirket Kurmak

Değerli Türkses Okurları,

ABD’de Şirket Kurmak ve Korumak: Bir iş kurmak heyecan verici bir süreçtir — ancak aynı zamanda hukuki bir yolculuktur. Pek çok girişimci ürün, hizmet ve pazarlamaya odaklanırken, işin sorunsuz büyümesini sağlayacak hukuki temeli gözden kaçırabiliyor. İster ana caddede küçük bir dükkân açıyor olun, ister bir teknoloji girişimi başlatıyor olun, işe ilk günden doğru hukuki adımlarla başlamak, ileride karşılaşabileceğiniz pahalı sorunlardan sizi korur.

Doğru Şirket Türünü Seçmek: İlk önemli kararınız, doğru hukuki yapıyı belirlemek olacaktır — şahıs işletmesi, ortaklık, anonim şirket (Corporation) veya limited şirket (LLC) gibi. Her yapının vergi, sorumluluk, ortaklık yapısı ve günlük operasyonlar açısından farklı etkileri vardır. Hem anonim şirket (corporation) hem de limited şirket (LLC) sınırlı sorumluluk koruması sağlar; ancak LLC, daha az resmî prosedüre tabidir, farklı bir vergilendirme yapısına sahiptir ve yönetim yapısı daha esnektir.

Kayıt ve Yasal Uyu: Yapınızı seçtikten sonra, şirketinizi eyalet ve yerel resmi kurumlara kaydettirmeniz gerekir. Bu süreç; kuruluş belgelerinin sunulması, federal vergi kimlik numarası (EIN) alınması ve gerekli lisans veya izinlerin başvurularını içerebilir. Bu adımların atlanması, para cezalarına hatta


Business Divorce: Ortaklıkta Yol Ayrımı

Değerli Türkses Okurları,

Bir iş kurarken ortak bulmak, çoğu girişimci için güven verici bir başlangıçtır. Kimi zaman aile üyeleri, kimi zaman dostlar ya da uzun yıllar aynı hayali paylaşan iş arkadaşları, güçlerini birleştirir. O ilk günlerde herkesin gözü ileride, hedefler ortaktır. Fakat hayatın akışı içinde her şey değişebilir. Fikir ayrılıkları büyür, beklentiler farklılaşır ve bir gün gelir ki, aynı masada oturmak bile zorlaşır. İşte bu noktada karşımıza çıkan kavram, “business divorce”, yani iş ortaklığında ayrılıktır.

Business divorce, aslında işin duygusal boyutuyla birlikte hukuki ve mali bir süreci ifade eder. Ortaklardan biri büyümek isterken diğeri riski göze alamaz. Kimi zaman kar dağılımı konusunda anlaşmazlık çıkar, kimi zaman yönetim tarzı üzerinden kavgalar yaşanır. Daha da karmaşık olanı, aile işletmelerinde iş dünyasındaki çatışmaların aile içi ilişkilere de yansımasıdır.

Bu ayrılığın en çetin tarafı, şirketin değerini belirlemektir. “Bu şirket ne kadar eder?” sorusunun yanıtı, kullanılan yönteme göre değişir. Eğer baştan bir “buy-sell” anlaşması yapılmışsa süreç daha hızlı ilerler. Bu anlaşmalar, tıpkı evliliklerdeki prenup sözleşmeleri gibi, ayrılık anında hangi yolun izleneceğini gösterir. Ancak birçok işletme, işin heyecanına kapılarak böyle önlemleri baştan almaz ve işler çıkmaza girer.

Köşe Yazısının Devamını Okuyun.


ABD’de Şirket Kurmak ve Korumak

Değerli Türkses Okurları,

Bir iş kurmak heyecan verici bir süreçtir — ancak aynı zamanda hukuki bir yolculuktur. Pek çok girişimci ürün, hizmet ve pazarlamaya odaklanırken, işin sorunsuz büyümesini sağlayacak hukuki temeli gözden kaçırabiliyor. İster ana caddede küçük bir dükkân açıyor olun, ister bir teknoloji girişimi başlatıyor olun, işe ilk günden doğru hukuki adımlarla başlamak, ileride karşılaşabileceğiniz pahalı sorunlardan sizi korur.

Doğru Şirket Türünü Seçmek

İlk önemli kararınız, doğru hukuki yapıyı belirlemek olacaktır — şahıs işletmesi, ortaklık, anonim şirket (Corporation) veya limited şirket (LLC) gibi. Her yapının vergi, sorumluluk, ortaklık yapısı ve günlük operasyonlar açısından farklı etkileri vardır. Hem anonim şirket (corporation) hem de limited şirket (LLC) sınırlı sorumluluk koruması sağlar; ancak LLC, daha az resmî prosedüre tabidir, farklı bir vergilendirme yapısına sahiptir ve yönetim yapısı daha esnektir.

Kayıt ve Yasal Uyum

Yapınızı seçtikten sonra, şirketinizi eyalet ve yerel resmi kurumlara kaydettirmeniz gerekir. Bu süreç; kuruluş belgelerinin sunulması, federal vergi kimlik numarası (EIN) alınması ve gerekli lisans veya izinlerin başvurularını içerebilir. Bu adımların atlanması, para cezalarına hatta işinizin kapatılmasına yol açabilir.

Şirket İsminizi ve Markanızı Korumak

Köşe Yazısının Devamını Okuyun.


Amerika Birleşik Devletleri’nde Federal, Eyalet ve Yerel Yasalar Arasındaki Farklar

Değerli TÜRKSES Okurları,

Amerika Birleşik Devletleri'nde yaşam, iş yapma veya eğitim gibi amaçlarla bulunan yabancı uyruklu kişiler için, ABD hukuk sistemi çoğu zaman karmaşık ve çok katmanlı bir yapı olarak görülebilir. Pek çok ülkenin aksine, Amerika’da tek bir birleşik hukuk sistemi yoktur. Bunun yerine, hukuk üç temel düzeyde işler, federal (merkezi), eyalet ve yerel düzey. Bu yasal düzeyler, farklı alanlarda ve farklı yetkilerle yasa yapma ve uygulama gücüne sahiptir. Bu farkları anlamak, ABD'deki hak ve yükümlülüklerinizi bilmeniz açısından oldukça önemlidir.

Federal Hukuk – Ulusal Çerçeve

Amerika’daki en üst düzey hukuk sistemi federal hukuktur. Bu yasalar, ülkenin başkenti Washington, D.C.’de bulunan ABD Kongresi tarafından yapılır ve tüm 50 eyalet ile ABD’ye bağlı bölgelerde geçerlidir. Yani nerede yaşıyor olursanız olun, federal yasalar sizi bağlar. Federal yasalar, genellikle tüm ülkeyi ilgilendiren alanlara yöneliktir. Göçmenlik, vatandaşlık, uluslararası ilişkiler, federal vergi uygulamaları (örneğin gelir vergisi), savunma, posta hizmetleri ve eyaletler arası ticaretin düzenlenmesi gibi konular federal yasalara tabidir. Eğer federal bir yasa ile eyalet ya da yerel bir yasa arasında doğrudan bir çelişki varsa, ABD Anayasası’nın “Üstünlük Maddesi” (Supremacy Clause)


ABD Gümrüğü Döviz Müsaderesi

Muhtemelen Amerika Birleşik Devletlerine yurtdışından uçan insanların, uçakta birbirlerine yardım ederek mavi renkli Gümrük Beyan Formunu doldurduklarını görmüşsünüzdür — özellikle İngilizceleri iyi değilse. Bu konuda çok dikkatli ve açık olmak son derece Köşe Yazısının Devamını Okuyun.


ABD Gümrüklerinde Elektronik Cihaz Aramaları

Amerika Birleşik Devletleri’ne giriş yapan yolcular—ister kara sınır kapılarından ister havalimanlarından olsun—ABD Gümrük ve Sınır Koruma (CBP) yetkililerinin elektronik cihazları inceleyebileceğini bilmelidir. Bu, yolcunun yanında bulunan cep telefonları, tabletler, dizüstü bilgisayarlar ve diğer dijital ekipmanların fiziksel olarak aranmasını kapsar. CBP ayrıca yolcunun sosyal medya hesaplarını ve diğer çevrimiçi etkinliklerini de inceleyebilir.
CBP memurları, vize statüsünden bağımsız olarak yolcuları sorgulama, eşyalarını inceleme ve ülkeye giriş uygunluğunu değerlendirme konusunda geniş takdir yetkisine sahiptir. Memurlar, yolculardan telefon veya dizüstü bilgisayarlarının kilidini açmalarını ve şifrelerini paylaşmalarını isteyebilir. ABD vatandaşları ve yasal daimi oturum sahipleri genellikle bu talepleri reddetme hakkına sahiptir (bu gecikmelere veya cihazın el konulmasına neden olabilir); ancak vize sahipleri aynı korumalardan yararlanamaz ve iş birliği yapmamaları durumunda ülkeye girişleri reddedilebilir.
Cihazınıza el konulursa, memurun adını, rozet numarasını ve bağlı olduğu kurumu kibarca isteyin ve bir makbuz talep edin ya da ilgili kuruma başvurarak bunu alın.
Yanınızda göçmenlik avukatınızın ve güvendiğiniz bir yerel arkadaşınızın veya aile üyenizin iletişim bilgilerini bulundurun. İkincil sorguya yönlendirileceğiniz izlenimi oluşursa, telefonunuza el konulmadan önce kısa bir mesaj göndermeyi düşünebilirsiniz. Girişi reddedilen yolcular her zaman hemen geri gönderilmez. Bazı durumlarda, kişiler birkaç gün hatta daha uzun süre gözaltında tutulabilir. İkincil sorguya yönlendirilirseniz ve ihtiyaç duyarsanız tercüman talep edebilirsiniz. Bu tür görüşmeler genellikle kaydedilir ve yazıya dökülür.
Cihazlarınızı tam disk şifreleme ve güçlü harf-rakam kombinasyonlu şifrelerle koruyun. Face ID veya parmak izi gibi biyometrik giriş yöntemlerini devre dışı bırakın; zira bu tür veriler bazen sizin rızanız olmadan da cihazınızı açmak için kullanılabilir. İş seyahati yapanlar, dizüstü bilgisayarlarını yanlarında getirmemeyi ve varış yerinde temiz ya da geçici cihazlar kullanmayı düşünebilirler.
Seyahatten önce hassas verilerinizi buluta yedekleyin ve cihazlarınızdan tamamen silin—“son silinenler” klasörü dahil. CBP memurları, cihaz uçak modunda olsa dahi önbelleğe alınmış içeriklere erişebilir. Bu, yalnızca gizliliğinizi korumakla kalmaz, aynı zamanda cihazınıza el konulursa önemli verilerin kaybolmamasını da sağlar.
Son olarak, sınır kapısına ulaşmadan önce cihazlarınızı kapatın. Böylece cihazın açılması için parola veya biyometrik giriş zorunlu hale gelir.


Kamusal Alanda ICE Tarafından Durdurulursanız Haklarınızı Bilin

Trump yönetiminin uygulamaya koyduğu sert göçmenlik politikalarının ardından, Amerika’daki göçmen topluluklarında derin ve kalıcı bir endişe oluştu. Bu ortamda, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) görevlileri tarafından durdurulduğunuzda sahip olduğunuz hakları bilmek çok önemlidir.
Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşıyor olmak—göçmenlik durumunuz ne olursa olsun—belirli anayasal haklarla korunmanız anlamına gelir. Bu durum, belgesi olmayan göçmenler için de geçerlidir. Eğer bir kamuya açık alanda—örneğin sokakta, bir parkta ya da evinizin dışında—ICE görevlileri tarafından durdurulursanız, sakin kalmak ve yasaların size tanıdığı hakları bilmek kritik önemdedir. Her şeyden önce, kaçmayın. Panik yapmak ya da olay yerinden kaçmak durumu daha da kötüleştirebilir. Görevliye, “Tutuklanıyor muyum, yoksa alıkonuluyor muyum?” diye sorma hakkınız vardır. Eğer görevli sizi tutuklamadığını söylüyorsa, “O hâlde gidebilir miyim?” diye sorabilirsiniz. Eğer “evet” derse, sakin bir şekilde oradan uzaklaşın. Eğer “alıkonuluyorsunuz” derse, yerinizde kalmanız gerekir, ancak bu durumda da yasal haklarınızı korumaya devam edersiniz.
Susma hakkınız vardır. Nerede doğduğunuz, ABD’ye nasıl giriş yaptığınız veya göçmenlik durumunuz hakkında sorulan soruları yanıtlamak zorunda değilsiniz. “Konuşmamayı tercih ediyorum” diyebilirsiniz. İngilizce bilmiyorsanız, hangi dili konuştuğunuzu belirtme hakkınız vardır.
ICE görevlilerinin sizden göçmenlik belgelerinizi göstermeyi talep etmesi için belirli bir yasal dayanaklarının olması gerekir. Kimliğinizi göstermek zorunda değilsiniz, özellikle de bu belge milliyetinizi açıkça gösteriyorsa. Ancak yalan söylemekten veya sahte belge sunmaktan kesinlikle kaçının. ABD vatandaşı olmadığınız hâlde “vatandaşım” demek gibi yanlış beyanlar ciddi yasal sonuçlara yol açabilir.
Ayrıca, makul olmayan aramalara karşı da yasal koruma altındasınız. ICE görevlileri, siz açıkça izin vermediğiniz sürece üzerinizi veya eşyalarınızı arayamaz. Silah taşıdığınızdan şüphelenmeleri hâlinde yalnızca dış kıyafetleriniz üzerinden bir üst araması yapabilirler. Size arama için onay isteğinde bulunurlarsa, “Aramaya izin vermiyorum” diyerek açıkça reddedebilirsiniz. Eğer yine de sizi ararlarsa, fiziksel direnç göstermeyin, ama yaşananları mümkün olan en kısa sürede not edin.
Eğer gözaltına alınacak olursanız, bir avukatla konuşma hakkınız vardır. Her zaman “Bir avukatla görüşmek istiyorum” deme hakkınız bulunur. Zaten bir avukatınız varsa, bunu belgeyle gösterebilirsiniz. Yoksa, ICE görevlilerinden ücretsiz ya da düşük ücretli avukat listesi isteyebilirsiniz. Ayrıca kendi ülkenizin konsolosluğuyla iletişime geçme hakkınız vardır ve siz talep ederseniz ICE konsolosluğa bilgi vermek zorundadır.
Hiçbir koşulda avukatla konuşmadan belge imzalamayın. ICE görevlileri size haklarınızdan feragat ettiğinizi veya gönüllü olarak sınır dışı edilmeyi kabul ettiğinizi belirten belgeler imzalatmak isteyebilir. Ne imzaladığınızı tam anlamadan atacağınız bir imza, geri dönüşü olmayan sonuçlara, hatta deportasyona (sınır dışı edilmeye) yol açabilir.
ICE ile karşılaşmanız sırasında haklarınızın ihlal edildiğini düşünüyorsanız, yaşananları olduğu gibi yazılı olarak not edin. İsimler, rozet numaraları, söylenen sözler ve yapılan işlemler dâhil tüm detayları kaydedin. Eğer olaya tanıklık eden başka kişiler varsa, onlardan da aynı şekilde not tutmalarını isteyin. Olayı bir avukata veya güvenilir bir göçmen hakları organizasyonuna bildirebilirsiniz.
Unutmayın: Haklarınızı bilmek ve uygulamak ICE’nin her zaman bu haklara saygı göstereceği anlamına gelmese de kendinizi ve çevrenizdekileri korumanın en güçlü yoludur. Bilinç ve hazırlık her zaman bir adımdır.