. En Kritik Yapı Şah Damarı - Dr. Semih Güngör

En Kritik Yapı Şah Damarı


  • Oluşturulma Tarihi : 03.11.2025 09:52
  • Güncelleme Tarihi : 03.11.2025 09:52

Değerli Türkses Okurları,

Boyun bölgesinin ne kadar hayati bir alan olduğunu daha önceki yazılarımda ele almıştım. Ancak bu kez, o bölgedeki en kritik yapılardan biri olan karotis (şah) damarları üzerinde durmak istiyorum. Çünkü bu damarlar, beyne giden hayat yolunun ta kendisidir. Ve bazen bu yol, sessizce daralır, hiçbir belirti vermeden.

Karotis darlığı sessiz tehlikedir. Karotis damarları, boynun her iki yanında uzanan ve beyne oksijenli kan taşıyan ana damarlardır. Zamanla damar duvarlarında kolesterol, yağ ve kalsiyum birikimi sonucu plaklar oluşur. Bu plaklar damarı daraltarak kan akışını sınırlar, pıhtı oluşumuna zemin hazırlar. Bu duruma “karotis arter darlığı” denir.

Belirti vermeden ilerleyen bir risk olan Karotis darlığı genellikle uzun süre belirti vermez. Ancak daralma belirli bir oranın üzerine çıktığında, beyne giden kan akımı azalır ve geçici felç (TIA) atakları görülebilir. Bu ataklar genellikle birkaç dakika sürer ama büyük bir felcin habercisidir. Gözde ani görme kaybı, yüzde veya kolda uyuşma, konuşmada zorlanma gibi geçici belirtiler asla hafife alınmamalıdır.

Kimler risk altında?

• 60 yaş üzeri bireyler,

• Yüksek tansiyon, şeker veya kolesterol hastaları,

• Sigara içenler,

• Obezite ve hareketsiz yaşam sürenler,

• Ailesinde kalp-damar hastalığı öyküsü bulunanlar.

Bu gruplar, felç riski açısından düzenli kontrol yaptırması gereken en kritik kesimdir.

Felç (inme) bir anda gelmez, yıllarca hazırlanır. Genellikle “ani gelişen” bir olay olarak bilinir ama aslında çoğu zaman yılların birikimidir. Damar içinde oluşan plaklar zamanla sertleşir, pıhtı koparak beyin damarını tıkar. O an geldiğinde ise saniyeler içinde bir taraf felç olabilir. İşte bu nedenle erken teşhis hayat kurtarır.

Hayat kurtaran test olan Karotis Doppler Ultrasonu, bu basit, ağrısız ve sadece birkaç dakika süren görüntüleme yöntemiyle damarların iç yüzeyi incelenir, daralma oranı ölçülür. Özellikle 55 yaş üstü bireylerde, hipertansiyonu veya kolesterolü olanlarda bu test yılda bir kez yapılmalıdır. Çünkü bu test, felç olmadan önce uyarı veren tek fırsattır.

Modern tedavi yaklaşımlarında eğer daralma erken evrede tespit edilirse, ilaç tedavisi, diyet düzenlemesi ve egzersiz programları ile süreç kontrol altına alınabilir. İleri evrelerde ise karotis stentleme veya endarterektomi (plak temizleme ameliyatı) yöntemleri uygulanır. Günümüzde bu işlemler oldukça güvenli hale gelmiştir.

Yaşam tarzı değişiklikleri her şeyden önemlidir

• Tuzu ve yağlı yiyecekleri azaltmak,

• Düzenli egzersiz yapmak,

• Sigara ve alkolden uzak durmak,

• Kan basıncını ve şekeri kontrol altında tutmak,

• Stresten uzak, düzenli uyku alışkanlığı edinmek.

Bu basit adımlar, hem karotis darlığını hem de kalp krizi ve felç riskini büyük oranda azaltır.

Birçok kişi boyun ağrısını yalnızca kas kaynaklı zanneder. Oysa boyundaki damarlar da bu süreçte etkilenebilir. Kronik ağrılar, damar daralmasıyla birleştiğinde beyne giden kan akımı daha da azalır. Bu nedenle boyun ağrısı + baş dönmesi + uyuşma kombinasyonu asla göz ardı etmeyin çünkü boyun ağrısından felç riskine giden yoldur.

Önce fark et, sonra harekete geç, erken dönemde yapılacak bir Karotis Doppler testi, olası bir felci engelleyen en basit ama en etkili adımdır. Her birey, özellikle de risk grubundakiler, bu testi rutin sağlık kontrolü haline getirmelidir. Çünkü çoğu zaman, hayat bir ultrason görüntüsü kadar yakın olabilir.

Damar sağlığı aynı zamanda beyin sağlığıdır. Beyne giden kan ne kadar temiz ve güçlü akarsa, düşünme, hatırlama ve denge fonksiyonları o kadar sağlıklı olur. Güçlü düşünmek, güçlü bir damar akışından doğar.

Bedeninize kulak verin, damarlarınıza dikkat edin, sağlığınızı ertelemeyin.

Sağlıkla kalın.

En Kritik Yapı Şah Damarı
Dr. Semih Güngör
Yazarımız Kim ?

Dr. Semih Güngör

Dr. Semih Güngör, anesteziyoloji ve ağrı tedavisi alanlarında board sertifikasına sahiptir. 2001 yılından bu yana ağrı yönetimi üzerine uzmanlaşmış olup, 2008 yılından beri HSS'te görev yapmaktadır. Dr. Güngör, Cornell Üniversitesi Weill Tıp Fakültesi’nde öğretim üyesidir. Her hastanın durumunun benzersiz olduğuna inanan Dr. Güngör, ağrı odaklı en yüksek kalitede tıbbi bakım ile kapsamlı bir değerlendirme yapılması gerektiğini savunmaktadır.

Dr. Güngör, hastalıkların doğru teşhis ve tedavisi için en yeni ve ileri düzey tanı teknolojilerini; kişiye özel tıbbi, fizik tedavi, psikolojik ve girişimsel tedavi yöntemleriyle birleştirmektedir. Zamanında, etkili ve kapsamlı bir bakım sunarak Dr. Güngör’ün hedefi, hastaların ağrılarını hafifletmek, yaşam kalitesini artırmak ve en üst düzeyde işlevselliğe ulaşmalarını sağlamaktır.

https://www.hss.edu/profiles/doctors/semih-gungor

https://www.linkedin.com/in/semih-gungor-md-4012861/

https://www.instagram.com/semihgungormd/

https://www.facebook.com/SemihGungorPainManagement/

https://www.facebook.com/semih.gungor.7796/

Semih Gungor, MD. Division of Pain Medicine Hospital for Special Surgery Assistant Professor of Anesthesiology Weill Medical College of Cornell University 
535 East 70th Street New York, NY 10021 
Phone 212 774 2176 
Fax 646 797 8595 www.hss.edu