. Anılar - Nurhayat Kınay

Anılar

Türk Amerikan toplumunun sevilen ismi, “Amerika Muhtarı” olarak tanınan, gönüllülüğüyle, dostluğu ve samimiyetiyle herkesin kalbinde özel bir yer edinmiş Nurhayat Kınay’ı kaybettik. Türkses Gazete’mizde de kalemiyle topluma yön veren yazarlarımızdan biri olan Nurhayat Kınay’ın anısını yaşatmak adına, kaleme aldığı son yazısını bu sayımızda yayımlamak istedik. Bu yazı, onun düşüncelerini, kalbini ve Türk Amerikan toplumuna adanmış ömrünün son satırlarını taşıyor. Türkses Gazetesi


  • Oluşturulma Tarihi : 03.11.2025 09:43
  • Güncelleme Tarihi : 03.11.2025 09:43

Can Dostlarım;

DOSTLUK ÜZERİNE…

Yurdumuz için kötü bir sene idi. Ekonomik sıkıntılar, deprem, tarikatların azgınlığı, Mülteci akını şehitler, kadın cinayetleri, mutsuz insanlar. Manzara buydu yurdumda. Ne kadar uzakta olursanız olun sonuçta sizin vatanınız orası. Maalesef kayıtsız kalamıyorsunuz.

 Bütün bu acı tablonun karşısında eğer gerçek bir dostunuz varsa onunla paylaşarak biraz olsun acınız hafifliyor. İşte size bugün dostluğu kardeşliği anlatacağım.

 28 Yıl önce Amerika’da ofis açtığımızda ilk kez kendileri ile karşılaştım. Kendileri Prime Travel Agency’nin sahibi idiler. Ellerinde çiçekleri ile ziyarete gelmişlerdi. Gerçek İstanbul beyefendisi ve hanımefendisi kim diye sorsalar onları örnek gösteririm. Onlara hep hayran oldum. Kibarlıklarına, çocuklarına ve torunlarına bağlılıklarına, işlerindeki dürüstlüğe, birbirlerine olan sevgilerine, yardım severliklerine, misafirperverliklerine daha saymakla bitiremeyeceğim özelliklerine özendim.

 Ama gerçek dostluklarını 2005 yılında kaynana görümce yüzünden evi terk ettiğimde gördüm. Altımda külüstür bir araba vardı. Araba eski eşimin adına kayıtlıydı. Onu teslim etmemi istediğinde arabasız kalmıştım. İşte o zaman Verda Hanım ve Selim Bey kendilerine ait olan bir arabayı hemen getirip evin önüne koydular. Bu artık sizin dediler. Bana maddi bir menfaat temin ettiler de dostluğumuz başladı diye düşünmeyin. Zaten kendilerine gizli gizli hayrandım. Ama bu yaklaşımları beni mest etti. İnsanlar belli bir süre sonra dostlukları ilerlediğinde birbirlerine ‘SEN’ diye hitap ederler. Ama ben her ikisine de hala Verda Hanım ve Selim Bey diye hitap ediyorum. Bu onlara sevgimin, büyük bir saygıyla karışık olması dolayısıyladır.

 O tarihten sonra zaten her gün iş icabı konuşuyorduk ama bu kez her hafta bir araya gelmeğe başladık. Ya onlar bana geliyordu ya da ben onlara gidiyordum. Her ‘Thanksgiving’ günü mutlaka onlara gidiyorum. Bilirsiniz o gün insanlar aileleri ile birlikte olurlar. İşte aileden olduğumu bana böyle hissettirdiler. Artık onlar da benim ailem oldular.

 Bana Amerika Muhtarı ismini yakıştıran da onlardır.

 Pandemi sırasında Selim Bey çok ciddi bir kalp ameliyatı geçirdi. Hastaneye kimseyi almıyorlardı. Onun ameliyatını saati saatine onunla birlikte yaşadım. Günlerce uyuyamadım. Yaklaşık bir ay sürdü Selim Bey’in iyileşme durumu. İnsanın kardeşi anası babası evlâdı böyle bir ameliyat sırasında ne hissederse ben onu tek başıma yaşadım. Aynı şekilde Verda Hanım da safra kesesi ameliyatı oldu Türkiye’de o da iyileşene kadar aynı duyguları yaşadım. Hani çok sevdiğiniz biri uzak bir yere gittiğinde nasıl kolunuz kanadınız kırılır gibi hissedersiniz ya işte ben de onlar üç günlüğüne bile bir toplantı için bir yerlere gitseler ya da Türkiye’ye gitseler aynen kolum kanadım kırılmış gibi hissederim.

 Onlarla birlikte olmak bana dertlerimi kederlerimi unutturuyor. Kimseye anlatmak istemediğiniz bazı olayları bile onlarla paylaşmak benim derdimi kederimi unutturmasa bile hafifletiyor. 

 Herkese böylesi güzel dostluklar diliyorum.

 Sevgiyle ve umutla kalın.

Anılar
Nurhayat Kınay
Yazarımız Kim ?

Nurhayat Kınay