. Dünden Bugüne Türk Amerikan İlişkileri – 14 - Prof. Dr. Mehmet Çelik

Dünden Bugüne Türk Amerikan İlişkileri – 14


  • Oluşturulma Tarihi : 01.01.2026 12:35
  • Güncelleme Tarihi : 01.01.2026 12:35

Osmanlı Devleti döneminde temelleri atılan büyük güçlerle ilişkiler, Cumhuriyet’in ilanından sonra da farklı biçimlerde devam etmiştir. Ancak Cumhuriyet Türkiye’sinin dış politika tercihleri, Osmanlı’dan devralınan mirasın yanı sıra dönemin küresel siyasal dengeleri tarafından da belirleyici biçimde şekillendirilmiştir. Özellikle Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında, Mustafa Kemal Atatürk ve ardından İsmet İnönü döneminde, genç Türkiye Cumhuriyeti kendisini oldukça hassas ve zorlayıcı bir uluslararası ortamın içinde bulmuştur.

Bu dönemde çarlık Rusya’sının geçmişten gelen emperyalist politikaları ve Sovyetler Birliği’nin bölgesel etkisini artırma çabaları, Türkiye açısından ciddi bir güvenlik kaygısı oluşturmuştur. Bu nedenle Cumhuriyet yönetimi, denge politikası çerçevesinde Batı dünyasıyla, özellikle de Amerika Birleşik Devletleri ile ilişkilerine daha sıcak yaklaşmak zorunda kalmıştır. Türkiye’nin bu tercihi, ideolojik bir yakınlıktan ziyade, ulusal güvenlik ve bağımsızlık kaygılarının bir sonucudur.

1940’lı yıllardan itibaren Sovyet Rusya’nın sosyalist sistem içinde yaşadığı yapısal sıkıntılar ve bu sistemin çevre ülkelere baskı aracı olarak kullanılması, Türkiye’de de siyasal ve toplumsal yansımalar doğurmuştur. Sosyalist partilerin kurulmasıyla birlikte özellikle gençler arasında belirgin bir ayrışma yaşanmış, toplum iki ana siyasi eğilim etrafında bölünmüştür: milliyetçiler ve devrimciler. Bu ideolojik bölünme, Türkiye’nin iç siyasetini derinden etkilemiş ve dış politikadaki tercihlerin iç politikaya yansımasına neden olmuştur.

Sovyetler Birliği’nin Türkiye üzerindeki baskıları arttıkça, Ankara yönetiminin Amerika Birleşik Devletleri ile olan ilişkileri de paralel şekilde güçlenmiştir. Bu yakınlaşma, yalnızca diplomatik düzeyde kalmamış; askeri, ekonomik ve siyasi alanlarda da somut sonuçlar doğurmuştur. Nihayet Demokrat Parti’nin iktidara gelişiyle birlikte Türk-Amerikan ilişkilerinde yeni bir dönem başlamıştır. ABD Başkanının Türkiye’yi ziyareti ve hemen ardından Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın Amerika’ya gerçekleştirdiği ve bir ayı aşkın süren temasları, bu ilişkileri daha da pekiştirmiştir.

 

Demokrat Parti’nin Batı ve Amerika merkezli dış politika anlayışı, iç siyasette de dengeleri değiştirmiştir. Bu süreçte Cumhuriyet Halk Partisi zayıflamış, değişen dünya koşulları karşısında sosyalist blokla daha uyumlu bir çizgi izlemek zorunda kalmıştır. Türkiye’nin Amerika ile geliştirdiği ilişkilerin ilerleyen yıllarda nasıl sonuçlar doğurduğu ve bu ilişkilerin ülke siyasetine etkileri ise ayrıca ele alınması gereken önemli bir konudur. Bu gelişmeleri ileride daha ayrıntılı şekilde yazmaya devam edeceğim.

Dünden Bugüne Türk Amerikan İlişkileri – 14
Prof. Dr. Mehmet Çelik
Yazarımız Kim ?

Prof. Dr. Mehmet Çelik