. Dünden Bugüne Türk-Amerikan İlişkileri – 18 - Prof. Dr. Mehmet Çelik

Dünden Bugüne Türk-Amerikan İlişkileri – 18


  • Oluşturulma Tarihi : 18.03.2026 10:59
  • Güncelleme Tarihi : 18.03.2026 10:59

1795 yılında Osmanlı İmparatorluğu ile imzalanan Denizcilik Antlaşması, dönemin küresel güç dengeleri içinde dikkat çekici bir dönüm noktasıdır. Bu anlaşma sayesinde Amerika Birleşik Devletleri gemileri Osmanlı bayrağı taşıyarak Akdeniz ve Atlas Okyanusu’nda serbestçe ticaret yapma imkânı bulmuş; korsan tehditlerinden ve İngiliz ile Fransız donanmalarının baskısından korunmuştur. Genç bir devlet olan Amerika için bu himaye ve diplomatik yakınlık, yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda siyasi bir meşruiyet zemini de oluşturmuştur. O tarihten itibaren Amerika, Osmanlı coğrafyasının farklı limanlarında ve ticaret merkezlerinde güvenilir bir muhatap olarak kabul görmüş, imparatorluğun geniş hinterlandında itibar kazanmıştır.

Söz konusu ticari iş birliği ve karşılıklı anlayış, zamanla daha kurumsal bir zemine oturmuş; ilişkiler yalnızca deniz ticaretiyle sınırlı kalmayıp diplomatik, kültürel ve ekonomik alanlara da yayılmıştır. Osmanlı İmparatorluğu’nun çok uluslu ve çok kültürlü yapısı içinde Amerika’ya duyulan bu güven, karşılıklı çıkarların gözetildiği dengeli bir ilişki biçimini beraberinde getirmiştir. Böylece iki ülke arasında temelleri 18’inci yüzyılın sonlarında atılan bu yakınlaşma, tarihsel bir süreklilik kazanmıştır.

Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte Türkiye’nin dış politika vizyonu değişmiş olsa da, Amerika ile tesis edilen ilişkiler kesintiye uğramamış; aksine yeni dönemin şartlarına uyum sağlayarak devam etmiştir. Türkiye Cumhuriyeti, uluslararası sistemde yerini alırken Amerika Birleşik Devletleri ile siyasi ve ekonomik temaslarını sürdürmüş; karşılıklı ziyaretler, anlaşmalar ve diplomatik temaslarla bu ilişki pekiştirilmiştir. Amerika Birleşik Devletleri başkanlarının art arda Türkiye’yi ziyaret etmeleri, farklı şehirlerde temaslarda bulunmaları ve Türk milleti tarafından ilgiyle karşılanmaları, bu tarihsel bağın sembolik yansımaları olmuştur.

Osmanlı döneminde imparatorluğun geniş coğrafyasına yayılan bu itibar, bugün bağımsız devletler olarak varlığını sürdüren Orta Doğu ülkelerinde de dolaylı biçimde etkisini göstermektedir. Tarihsel hafıza ve diplomatik miras, bölge halklarının Amerika’ya bakışında geçmişten gelen bir referans noktası oluşturmuştur. Bu durum, ilişkilerin yalnızca güncel siyasi gelişmelerle değil, tarihsel arka planla da şekillendiğini ortaya koymaktadır.

Sonuç olarak, 1795’te atılan adım yalnızca bir denizcilik anlaşması değil; uzun vadeli bir diplomatik çizginin başlangıcıdır. Bu ilginin ve karşılıklı etkileşimin gelecekte de olumlu bir zeminde devam edebilmesi, büyük ölçüde Amerika’nın dış politikasını nasıl konumlandıracağına bağlıdır. Karşılıklı saygı, dengeli iş birliği ve bölgesel hassasiyetleri gözeten bir yaklaşım benimsendiği takdirde, iki ülke arasındaki tarihsel yakınlığın ilelebet sürmesi mümkündür.

Dünden Bugüne Türk-Amerikan İlişkileri – 18
Prof. Dr. Mehmet Çelik
Yazarımız Kim ?

Prof. Dr. Mehmet Çelik