. Beyaz Saray Saldırısı ve Vize Krizi Güvenlik mi Toplu Ceza mı? - Melih Göğebakan 

Beyaz Saray Saldırısı ve Vize Krizi Güvenlik mi Toplu Ceza mı?


  • Oluşturulma Tarihi : 14.12.2025 11:39
  • Güncelleme Tarihi : 14.12.2025 11:39

Değerli Dostlar,

Washington’ın merkezine birkaç yüz metre mesafede gerçekleşen saldırı Amerika’da güvenlik dengelerini yeniden tartışmaya açtı. Beyaz Saray yakınında görev yapan iki ulusal muhafız Afgan uyruklu bir kişinin silahlı saldırısına uğradı. İki muhafız hayatını kaybetti maalesef.

Bu menfur olay yalnızca güvenlik güçlerini değil tüm Amerikan kamuoyunu derinden sarstı. Saldırının ardından Başkan Donald J Trump yönetimi kritik bir karar aldı. Afganistan uyruklu kişilere yönelik vizeler geçici olarak durduruldu ve son yıllarda verilen tüm vizelerin geriye dönük olarak yeniden incelenmesi talimatı verildi. Güvenlik gerekçesi ile alınan bu karar ciddi bir tartışmayı beraberinde getirdi. Tek bir saldırganın eylemi milyonlarca masum insanın haklarının ve yaşam planlarının durdurulmasına gerekçe olabilir mi? Saldırıyı gerçekleştiren kişinin uyruğu tüm bir toplumu hedef almayı meşrulaştırır mı?

Alınan karar yalnızca yeni vize başvurularını değil Amerika’da yaşayan çalışan ve ailesiyle düzenli bir hayat kurmuş binlerce Afgan kökenli insanı da doğrudan etkiliyor. Vizelerin dondurulması oturumların yenilenememesi aile birleşimi süreçlerinin askıya alınması ve sığınmacı dosyalarının belirsizliğe itilmesi bir toplumsal paniğe dönüşmüş durumda. Toplu cezalandırma anlayışı güvenliği artırmak yerine hukuka olan güveni zedeler. Ayrımcılığı büyütür toplumsal fay hatlarını daha da keskinleştirir. Bu nedenle göç politikalarında bireysel suç ile toplu sorumluluk arasındaki ince çizginin korunması hayati önem taşır.

Trump yönetiminin yaklaşımı uzun süredir güvenlik merkezli bir göç politikası üzerine kurulu. Ancak bu olayın ardından atılan adım önceki uygulamalara kıyasla daha sert daha kapsamlı ve daha yüksek etkili bir karar olarak öne çıkıyor. Gerçek güvenlik ise hukukun adaletin ve hakkaniyetin sağladığı dengeden doğar. Amerika tarih boyunca fırsatların ülkesi olarak bilinmiştir. Savaş mağdurlarına sığınmacılara ve özgürlük arayanlara kapılarını açmıştır. Bugün alınan karar ise bu değerlerle çelişen bir refleks görüntüsü vermektedir. Korku ve öfke iklimi politika yapım sürecine hakim olduğunda ortaya çıkan sonuç çoğu zaman adaletsiz olur.

Sonuç olarak Amerika’nın güvenlik arayışı meşrudur. Ancak bu arayışın bedelini masum insanların ödememesi gerekir. Bireysel suçlara yönelik kararlı duruş gereklidir. Fakat toplu cezalandırma yaklaşımı güvenlik değil adaletsizlik üretir. Ve bugün bu ülkenin gerçek güvenliği korkudan değil akıldan hukuktan ve insan onurundan aldığı güçle sağlanacaktır.

Bu sürecin hem Amerika’nın değerleri hem de küresel vicdan adına adaletle yönetilmesi gerektiğine inanıyor ve kamuoyuna bu bilinçle sesleniyorum.

Beyaz Saray Saldırısı ve Vize Krizi Güvenlik mi Toplu Ceza mı?
Melih Göğebakan 
Yazarımız Kim ?

Melih Göğebakan