. Hoşgörü, Gurbette Birlikte Yaşamanın En Güçlü Dili - Gülay Aydemir

Hoşgörü, Gurbette Birlikte Yaşamanın En Güçlü Dili


  • Oluşturulma Tarihi : 01.01.2026 12:36
  • Güncelleme Tarihi : 01.01.2026 12:36

Merhaba Sevgili Türk Amerikalılar ve Türkses’in Değerli Okuyucuları,

Yurt dışında yaşamak, yalnızca başka bir ülkede ikamet etmek değildir. Farklı kültürlerle, inançlarla ve yaşam biçimleriyle iç içe, bazen yan yana, bazen aynı masada yaşamayı öğrenmektir. Biz Türkler için bu, tarihimizden ve kültürümüzden gelen güçlü bir mirastır, hoşgörü.

Bugün içinde bulunduğumuz günler buna güzel bir örnek sunuyor. Noel döneminde Hristiyan dostlarımızın Christmas bayramlarını kutluyor, iyi dileklerimizi paylaşıyoruz. Aynı samimiyetle Ramazan ayında ya da bayramlarımızda, “Oruçlarınız kabul olsun”, “Bayramınız mübarek olsun” mesajlarını alıyoruz. Bu mesajlar bazen kısa bir telefon notu, bazen içten bir e-posta, bazen de küçük ama anlamlı bir tebessümle geliyor. İşte gerçek hoşgörü tam da budur. Karşındakini değiştirmeye çalışmadan, olduğu haliyle kabul edebilmek.

Amerika’da yaşayan Türkler olarak bizler bunu her gün deneyimliyoruz. Komşumuz farklı bir inanca mensup olabilir, çocuğumuzun okul arkadaşı başka bir ırktan gelebilir, birlikte çalıştığımız meslektaşımız bambaşka bir kültürden olabilir. Ancak aynı iş yerinde omuz omuza çalışıyor, çocuklarımızı aynı okullara gönderiyor, aynı mahallelerde yaşıyoruz. Bu tablo bize şunu öğretiyor. Hoşgörü bir lütuf değil, birlikte yaşamanın zorunlu bir gereğidir.

Hoşgörü yalnızca dinler arasında değil, ırklar arasında da hayati önemdedir. Türk-Amerikan toplumu olarak bizler, farklı milletlerle kurduğumuz ilişkilerde saygı ve anlayışı esas aldığımızda daha güçlü, daha görünür ve daha itibarlı oluyoruz. Kendi kültürümüzü korurken başkasının kültürüne saygı göstermek, bizi küçültmez; tam tersine büyütür.

Federasyon başkanı olarak gittiğim her etkinlikte, katıldığım her toplantıda şuna tanıklık ediyorum, insanlar kendilerine saygı gösterildiğinde, aynı saygıyı fazlasıyla geri veriyor. Bayramlarımızı, değerlerimizi, acılarımızı ve sevinçlerimizi paylaştıkça aramızdaki duvarlar değil, köprüler yükseliyor.

Bugün dünyada en çok ihtiyaç duyduğumuz şey daha yüksek sesle konuşmak değil; daha dikkatle dinlemek, daha çok anlamaya çalışmak. Çünkü hoşgörü, sessiz ama en güçlü dildir.

Bu dili yaşatmak, önce evlerimizde, sonra sokaklarımızda, okullarımızda ve toplum hayatımızda mümkün. Gurbette bir arada yaşamanın sırrı da tam burada gizli.

Hoşgörüyü kaybetmezsek, kimliğimizi de insanlığımızı da kaybetmeyiz.

Saygı ve sevgiyle,

Hoşgörü, Gurbette Birlikte Yaşamanın En Güçlü Dili
Gülay Aydemir
Yazarımız Kim ?

Gülay Aydemir